enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,9436
EURO
51,4043
ALTIN
7.486,03
BIST
13.346,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Az Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
11°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
13°C
Perşembe Çok Bulutlu
12°C
Cuma Çok Bulutlu
12°C

Balıklı Rum Hastanesini ve SGK’yi 112 milyon zarara uğratan 5 sanığa 9 yıl hapis istendi

Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, hastanenin sistemine kayıt oluşturmadan kişisel verileri elde edilen hastaları muayene yapılmış gibi göstererek sahte reçeteleri fatura edip SGK ile hastaneyi zarara uğrattığı öne sürülen 5 sanık hakkında 9 yıl 4 ay 15 günden 46 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, eczane kalfası Resul Çiçek’in Prof. Dr. Ayten Erdoğan ve hastane çalışanı Nazan Demirel’le hareket ederek farklı müştekiler üzerine ilaçlar yazdırmak suretiyle SGK’ye sahte reçete fatura ettikleri kaydedildi.

Balıklı Rum Hastanesini ve SGK’yi 112 milyon zarara uğratan 5 sanığa 9 yıl hapis istendi
REKLAM ALANI
27.12.2025 15:48
2
A+
A-

Balıklı Rum Hastanesinin sistemine kayıt oluşturmadan kişisel verileri elde edilen hastaları muayene yapılmış gibi göstererek sahte reçeteleri fatura edip Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile hastaneyi zarara uğrattığı iddia edilen 5 sanık hakkında 9 yıl 4 ay 15 günden 46 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı İktisadi İşletmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve 16 kişi “müşteki”, 18 kişi “mağdur”, 5 kişi ise “şüpheli” olarak yer aldı. İddianamede, Balıklı Rum Hastanesi Vakfının 24 Eylül 2020’de Başsavcılığa yaptığı şikayetin dilekçesine yer verildi.

Dilekçede, hastanede çalışan sanıklar Prof. Dr. Ayten Erdoğan, tıbbi sekreter/sağlık çalışanı Nazan Demirel, eczane kalfası Resul Çiçek ve diğer sanıkların birlikte sahte reçeteler düzenlemek suretiyle resmi evrakta sahtecilik yaptıkları, müşteki hastane başta olmak üzere birçok kişi ve kuruma zarar verildiği kaydedildi.

YAZI ARASI REKLAM ALANI
Kayıt açmadan işlem yapıp SGK’yı dolandırdılar

Vakfın kurum bünyesinde yaptığı iç denetim sonucunda, hastanede “çocuk psikiyatristi” olarak görev yapan sanık Erdoğan ve Demirel’in dışarıdan eczacılarla anlaştığının aktarıldığı dilekçede, şüphelilerin kimlik kontrolü yapmadan hastayı muayene edip ona resmi evrak düzenledikleri, hastaneye gelen kişi adına SGK sisteminde sorun olmadığı halde “Sistemde problem var” mazeretiyle kayıt açmadan işlem yaptıkları belirtildi.

İddianamede yer alan dilekçede, bu kişilerin kayıt yapmadan yeşil ve kırmızı reçeteler düzenleyerek kamu kurumlarını zarara uğrattıkları, sanık Ayten Erdoğan’a ait düzenlenen belgelere bakıldığında, protokol numaralarının çoğunda adı geçen hasta değil de başkalarının kayıtlı olduğunun görüldüğü ifade edildi.

Protokol numaralarında kayıtlı kişilerin kaydedildiği tarihte hastaneye hiç gelmedikleri, dolayısıyla hastaların hastanenin resmi sisteminde hiçbir kaydı olmadığı, o kişi adına hastanede kaydı olan başka bir kişinin protokol numarasına yazılarak adına sahte reçete düzenlendiğinin tespit edildiği dilekçede anlatıldı. Dilekçede, hastanenin maddi zarara uğradığı gibi hastaneye gelmeyen bu hastaların adına kendilerinden habersiz reçete düzenlenmesi sebebiyle bu kişilerin kimlik bilgilerinin izinsiz kullanılmış olduğu kaydedildi.

Birçok hastaya hastanenin yoğun olduğu söylenerek Erdoğan’ın anlaşmalı olduğu bazı psikiyatristlere yönlendirilmesi nedeniyle müşteki hastanenin maddi kayba uğratıldığı dilekçede belirtildi.

Dilekçede, hastane ve sağlık çalışanlarının normalde “dışarıda başka eczane, sağlık kurumu gibi yerlerle resmi ve uygun olmayan ilişki içine girmesi” yasak olduğu halde Ayten Erdoğan’a sürekli olarak dışarıdan bir eczanenin kalfası sanık Resul Çiçek tarafından reçete edilen ilaçların getirildiğinin tespit edildiği, bu durumda ilacı getiren Çiçek’in Erdoğan’la aralarında menfaat ilişkisinin ortaya çıktığı anlatıldı.

Hastalara “sistem yoktur” kaşesi vurulmuş

İddianamede, sanıkların bazı hastalara “sistem yoktur” kaşesi vurarak sisteme kaydetmeden çokça yeşil ve kırmızı reçeteye tabi ilaçları hastane adına reçete ettiği, sistem olmadığı için hastanın sigortalı olması durumunun hem Balıklı Rum Hastanesi Vakfına ait müşteki hastanenin hem de SGK’nin maddi kayba uğramasına sebep olması üzerine soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Sanık Resul Çiçek’in soruşturma yürütüldüğü anda kalfa olarak çalıştığı, soruşturma kapsamında yapılan tedbirlerden ve SGK raporunda belirtilen hususlar dikkate alındığında, sanığın Prof. Dr. Ayten Erdoğan ve hastane çalışanı Nazan Demirel’le birlikte hareket ederek farklı müştekiler üzerine ilaçlar yazdırmak suretiyle SGK kurumuna sahte reçete fatura ettikleri iddianamede yer aldı.

İddianamede, ilaçların temin edilmesinde bir eczane sahibi sanık Ahmet Hamidi ve ilaç mümessili olarak çalışan sanık Cüneyt Kamaoğlu’nun sanık Çiçek’le iletişim kurarak ilaç temini yönünde birlikte hareket ettiklerinin değerlendirildiği ifade edildi.

SGK Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Süreyyapaşa Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin yazısına da iddianamede yer verildi.

Yazıda, “Yapılan incelemede kurum zararını oluşturan reçete içeriği ilaçların güncel fiyatları üzerinden yapılan değerlendirmede 975 bin 573 lira 23 kuruş olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği ancak bu zarar miktarının sadece sahte reçetelerle ilaç temin edilmesi nedeniyle SGK’nin uğradığı zarar miktarı olduğu ancak şüphelilerin usulsüz reçetelerle temin ettikleri içerik itibarıyla uyuşturucu maddeler ihtiva eden kırmızı ve yeşil reçeteli ilaçları olay tarihinde çok düşük fiyatlardan SGK’den temin ettikten sonra telefon görüşme tutanaklarında tespit edildiği şekilde şüphelilerin piyasada kutular ve taneler olarak ilaçları satarak pazarladıklarının anlaşıldığı” kaydedildi.

Telefon görüşme tutanaklarından bazılarında görüldüğü üzere şüphelilerin bu ilaçları kutu başına 100 avroya pazarlayarak sattıklarının, 20 kutu sipariş verilmesi halinde satış fiyatında bir miktar iskonto yapacaklarını söylediklerinin tespit edildiği yazıda belirtildi.

Yazıda, “Uyuşturucu olarak piyasaya sürülmüş olabileceği değerlendirilen bu ilaçların satışının SGK dışında kamunun da ayrıca zarar görmesine neden olduğu, uyuşturucu maddeler ihtiva eden kırmızı ve yeşil reçeteli ilaçların piyasada kutu ve tane olarak satılabileceği göz önüne alındığında kamunun uğrayacağı zararın belirtilen miktarın çok üzerinde olabileceğinin değerlendirildiği” şeklindeki tespit de yer aldı.

Ceza istemleri

İddianamede tutuklu sanıklar Ayten Erdoğan ve Nazan Demirel için “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 13 yıl 9 aydan 46’şar yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Tutuklu sanık Resul Çiçek, tutuksuz sanık Ahmet Hamidi ile firari sanık Cüneyt Kamaoğlu için ise “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahteciliğe yardım etme” suçlarından 9 yıl 4 ay 15 günden 31 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

Ayrıca sanık Çiçek hakkında “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” suçundan 7,5 yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezası öngörüldü.

İddianamede, Eyyüp Çiçek, Yılmaz Ergül ve faili meçhul bir kişi hakkında ise “resmi belgede sahtecilik”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” ve “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ifade edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanarak Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianame kabul edildi.

Sanıkların ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.