ABD ve İsrail’in İran’a karşı yeni bir cephe açmaya hazırlandığı iddiası bölgeyi alarma geçirdi. CIA’in Kürt grupları silahlandırma planı, yalnızca Tahran’ı değil Irak’tan Körfez’e uzanan hatta Kürt, Şii ve Arap güçleri karşı karşıya getirebilecek geniş çaplı bir çatışma riskini de beraberinde getiriyor.
ABD ve İsrail, bölgesel bir savaş için kirli bir planı devreye sokmak için çalışmalara başladı. Amerikan CNN kanalının haberine göre, Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA), İran’da rejime karşı bir halk ayaklanmasını tetiklemek amacıyla Kürt silahlı gruplara destek verme planı üzerinde çalışmaya başladığı iddia edildi. Haberde konuya yakın birden fazla kaynağın aktardığına göre, Donald Trump yönetimi hem İranlı muhalif çevrelerle hem de Irak’ın kuzeyindeki Kürt liderlerle askeri destek seçeneklerini görüşüyor. Bu seçeneğin altında ise İsrail’in, bölgedeki Kürt, Şii ve Arap güçler arasında bir savaş çıkarma arzusunun yattığı değerlendiriliyor.
Planın merkezinde, Irak-İran sınır hattında konuşlu İranlı Kürt silahlı unsurlar bulunuyor. Bu gruplardan bazıları son günlerde yaptıkları açıklamalarda İran güvenlik güçlerine “saf değiştirme” çağrısı yaparken, sahada yakın zamanda harekete geçilebileceğinin sinyalini verdi. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise sınır hattındaki Kürt hedeflerine insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlediğini duyurdu.
İddialara göre Trump, İran Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mustafa Hicri ile de temas kurdu. Söz konusu parti, İran tarafından hedef alınan yapılar arasında yer alıyor. Kürt kaynaklar, Batı İran’da bir kara operasyonuna günler içinde başlanabileceğini ve ABD ile İsrail’den destek beklediklerini öne sürüyor. Trump’ın daha önce Kuzey Iraklı Kürt liderler Mesud Barzani ve Bafel Talabani ile de görüştüğü Amerikan medyasına yansımıştı.
ABD’li bazı yetkililer, Kürt güçlerin İran güvenlik aygıtını meşgul ederek büyük şehirlerde olası gösterilerin önünü açabileceğini savunuyor. Hatta kuzeyde bir “tampon bölge” oluşturulmasının İsrail’in güvenliği açısından stratejik avantaj sağlayabileceği görüşü dile getiriliyor. İran’a yönelik İsrail bombardımanı da muhtemel halk ayaklanmasını kışkırtacak şekilde yapıyor. İsrail’in son günlerde Irak sınırına yakın İran askeri noktalarına yönelik saldırıları da bu çerçevede değerlendiriliyor. ABD ve İsrail’e ait savaş uçaklarının da, İran’ın Kürt nüfusun yoğun olduğu sınır bölgelerindeki askeri hedefleri ağır biçimde hedef aldığı belirtiliyor. Paveh ve Senendec gibi kentlerdeki sınır karakolları, askeri üsler, polis merkezleri ve Besic tesisleri saldırıların odağında yer alıyor. Saldırıların, Irak Kürt bölgesinden İran’ın batısına doğru hareket edebilecek, sayıları birkaç bini bulabileceği belirtilen İranlı Kürt militan gruplar için güvenli geçiş sağlama amacıyla yapıldığı belirtiliyor. Konuyu gündemine taşıyan Wall Street Journal gazetesi de İsrail’in kışkırtıcı tutumuna değindi.
Ancak plan ciddi riskler barındırıyor. Öncelikle silah sevkiyatı için Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin onayı gerekiyor. Bu durum, Irak’ın egemenliği ve bölgesel istikrar açısından yeni gerilimler doğurabilir. Uzmanlara göre, İran’da olası bir ayaklanmanın başarısız olması ve ABD’nin geri adım atması, Kürtler açısından ağır sonuçlar doğurabilir. İranlı Kürt yapıların Irak üzerinden silahlandırılarak Tahran’a yönelik harekete geçirilmesi, Irak’ta bir Şii Kürt iç savaşını tetikleme potansiyeline sahip. Irak’ta tam teçhizatlı Haşdi Şabi unsurları ile Peşmerge güçlerinin karşı karşıya gelebileceği değerlendiriliyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise bu yöndeki haberleri yalanlayarak iddiaların tamamen “yanlış” olduğunu söyledi.
Öte yandan, İran ve Körfez arasında artan gerilimin, Irak içine sirayet etmesi, Kürt ve Şiiler arasındaki çatışmaya Arapların da dahil olmasını ve Basra Körfezi’nden Umman Boğazına kadar geniş bir alanda Kürt, Şii ve Arap çatışmasını tetkleyebileceğinden endişe duyuluyor. Son dönemde Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan’ın İran’ın saldırılarına karşı harekete geçmeye hazır olduklarını belirtmeleri, bölgedeki kırılganlığı daha da artırmış durumda. Katar önceki gün Doha’da İran’a ait iki uyuyan hücreye operasyon yapıldığını duyurmuş ve İran hava kuvvetlerine ait iki SU-25 savaş uçağını düşürdüğünü ilan etmişti.