enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,9579
EURO
51,5590
ALTIN
7.556,80
BIST
13.271,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Az Bulutlu
Salı Çok Bulutlu
12°C
Çarşamba Az Bulutlu
13°C
Perşembe Çok Bulutlu
12°C
Cuma Hafif Yağmurlu
12°C

Dil rengi ve dokusu sağlık sorunlarının habercisi olabilir

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Münir Demirel, dilin vücudun sağlık durumu hakkında önemli ipuçları verdiğini belirterek, renk, doku ve şekil değişikliklerinin kalp-damar, karaciğer, kansızlık ve kanser gibi hastalıkların erken belirtileri olabileceğini bildirdi.

Dil rengi ve dokusu sağlık sorunlarının habercisi olabilir
REKLAM ALANI
11.11.2025 02:48
0
A+
A-

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Münir Demirel, dilin yalnızca konuşma ve tat alma organı olmadığını, aynı zamanda vücudun sağlık durumu hakkında önemli ipuçları verdiğini vurguladı. Bağırsaklardan sonra en fazla mikroorganizmayı barındıran bölgenin ağız olduğunu aktaran Demirel, şunları kaydetti:

“Oral mikrobiyom olarak adlandırılan bu ekosistemde yalnızca dil, diş ve yumuşak dokularda 700’den fazla bakteri türü yaşar. Bu da ağızın, sistemik hastalıklar açısından bir tür erken uyarı merkezi işlevi gördüğü anlamına gelir. Dilin rengi, dokusu ve şekli, beslenme eksiklikleri, mantar enfeksiyonları, bağışıklık sistemi zayıflıkları hatta kanser gibi ciddi hastalıkların ilk belirtilerini yansıtabilir. Dildeki renk değişimleri, çatlaklar, kalın beyaz tabaka ya da pürüzsüzlük gibi bulgular, vücudun iç dengesinde bir problem olduğunun sessiz habercisidir.”

Demirel, dilde meydana gelen, renk, doku ve şekil değişikliklerinin hafife alınmaması gerektiğinin altını çizerek, “En küçük değişimler kalp-damar, karaciğer, kansızlık ve kanser gibi hastalıkların habercisi olabilir.” uyarısında bulundu. Sağlıklı dilin pembe renkli olması gerektiğini aktaran Demirel, dilde oluşan beyaz tabakanın, çoğu zaman ağız pamukçuk enfeksiyonunun ilk belirtisi olduğunu anlattı.

Demirel, ağız pamukçuk hastalığının, ağzında bulunan Candida mantarının kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıktığını kaydederek, “Normalde zararsız olan bu mantar, uzun süreli antibiyotik kullanımıyla ağızdaki yararlı bakteriler azalınca fırsat bulur ve hızla yayılır. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, şeker hastaları ve ileri yaştaki bireyler bu enfeksiyona daha yatkındır.” değerlendirmesinde bulundu.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Dilin normalden daha soluk görünmesinin genellikle beslenme yetersizliğinin bir işareti olabileceğini ifade eden Demirel, soluk dilin, özellikle demir eksikliğine bağlı kansızlık durumlarında sık görülen bir bulgu olduğunun bilgisini paylaştı. Demirel, “Yorgunluk, enerji düşüklüğü, nefes darlığı, çarpıntı, ciltte solgunluk ve baş ağrısı gibi belirtiler yalnızca geçici yorgunluk gibi düşünülmemeli, mutlaka bir kan tahliliyle kontrol edilmelidir.” tavsiyesinde bulundu.

Dilin ortasında belirginleşen olukların, uyku kalitesiyle yakından ilişkili olduğuna değinen Demirel, bazı hastalarda dilin merkezinde oluşan derin çizgiler veya çatlakların “obstrüktif uyku apnesi” adı verilen solunum bozukluğunun habercisi olabileceğini vurguladı. Demirel, bu durumun, uyku sırasında nefesin tekrarlayan şekilde durup yeniden başlamasıyla ortaya çıktığına ve genellikle obeziteyle yakından ilişkili olduğuna dikkati çekerek, “Tedavi edilmediğinde yüksek tansiyon, kalp hastalığı, felç ve tip 2 diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.” ifadelerini kullandı.

“Aşırı sigara ve alkol tüketimi ağız kanseri riskini belirgin şekilde artırır”

Dilde uzun süre iyileşmeyen, ağrısız yara veya ülserlerin, ağız kanserinin erken belirtisi olabileceğini kaydeden Demirel, bu hastalığın, diş etleri, yanak içi dokular, damak ve dudakları da etkileyebileceğini aktardı. Demirel, erken dönemde genellikle fark edilmeyen ağız kanserinin, zamanla kırmızı veya beyaz lekeler, açıklanamayan şişlikler ve sertleşmiş nodüller şeklinde kendini gösterebileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Aşırı sigara ve alkol tüketimi ağız kanseri riskini belirgin şekilde artırır. Morumsu bir dil, dolaşım bozukluğu ya da kalp-damar hastalıkları, sarı renkte bir dil ise çoğu zaman karaciğer, safra yolları veya mide sorunlarının habercisidir.”

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.