Son yılların en popüler takviyelerinden kolajene ilgi artarken, uzmanlar kontrolsüz kullanımın sanıldığı kadar masum olmadığı konusunda uyarıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Çiçek, kolajenin “gençlik iksiri” ya da mucizevi bir ürün olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının çok daha etkili olduğunu söyledi.
Eczane raflarından sosyal medyaya kadar pek çok mecrada ‘gençlik iksiri’ olarak pazarlanan kolajen takviyelerine yönelik ilgi giderek artıyor. Ancak uzmanlar, bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımın beklenen faydayı sağlamadığı gibi çeşitli sağlık sorunlarına da yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Çiçek, kolajenin mucizevi bir ürün olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Kolajenin, cilt, kemik, kıkırdak ve bağ dokusunun dayanıklılığını sağlayan temel bir protein olduğunu anlatan Çiçek, yaş ilerledikçe vücudun doğal kolajen üretiminin azaldığını belirtti. Bazı bilimsel çalışmalarda kolajen takviyelerinin cilt nemi, elastikiyeti ve eklem sağlığı üzerinde olumlu sonuçlarının bildirildiğini ifade eden Çiçek, “Ancak kolajeni bir gençlik iksiri veya mucize olarak görmek doğru değil” dedi.
Ağız yoluyla alınan kolajenin sindirim sisteminde amino asitlere ayrıldığını kaydeden Çiçek, “Vücut bu parçaları alır ve o an nerede ihtiyaç varsa orada kullanır. Yani ‘Bu hap doğrudan yüzümdeki kırışıklığa gitsin’ diye bir kural yok. Etki kişiden kişiye değişir ve hiçbir takviye dengeli beslenmenin yerini tutamaz” ifadelerini kullandı.
Piyasadaki bazı karma ürünlere eklenen kalsiyum, yüksek sodyum ve koruyucu maddelere de dikkati çeken Çiçek, kontrolsüz ve yüksek kalsiyum içeren ürünlerin damar sertliği riski bulunan kişilerde damar yapısını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Çiçek, “Kalp yetmezliği, hipertansiyon, diyabet veya böbrek rahatsızlığı bulunan hastaların hekimlerine danışmadan bu ürünleri kullanmasını kesinlikle istemiyoruz” dedi.
Kronik hastalıkları ve düzenli kullanılan ilaçları dikkate almadan kolajen takviyesine başlanmaması gerektiğini vurgulayan Çiçek, “Doktor kontrolü olmadan, ‘Komşum kullandı, ben de alayım’ denilerek kullanılmamalı. Böbrek veya karaciğer fonksiyonlarındaki hafif bir aksama, dışarıdan alınan ekstra protein ve takviye yüküyle ağırlaşabilir. İlaç etkileşimleri yaşanabilir. Mevcut hastalıklar göz önüne alınmadan atılan her adım ciddi bir sağlık riskidir” ifadelerini kullandı.
Cilt sağlığı için en pahalı kolajen takviyesinden daha etkili bir önlem bulunduğunu belirten Çiçek, “Güneş, cildimizdeki mevcut kolajeni en hızlı tahrip eden faktördür. Bu nedenle ultraviyole ışınlarından korunmak hayati önem taşıyor” dedi.
Prof. Dr. Çiçek, vücudun doğal kolajen üretimini destekleyen besinleri şöyle sıraladı: