enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,6961
EURO
55,1808
ALTIN
6.662,82
BIST
13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
32°C
İstanbul
32°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
31°C
Pazar Hafif Yağmurlu
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Salı Parçalı Bulutlu
31°C

Çay değil zehir içiyormuşuz: Kanser riskini yüzde 90 arttıran hata ortaya çıktı

Günün ilk ışıklarından gece yarılarına kadar elimizden düşürmediğimiz, sohbetlerimizin en vazgeçilmez eşlikçisi olan çay, meğer her yudumda sinsi bir tehlike saçıyormuş. Türkiye gibi kişi başına düşen çay tüketiminde dünya rekorları kıran bir ülkede, nesilden nesile aktarılan “fokur fokur kaynayan suyla” demleme ve dumanı tüterken içme alışkanlığımız, bilim dünyasının merceği altında şok edici bir gerçeğe dönüştü. Tıp dünyasının saygın dergilerinde yayımlanan ve yüz binlerce kişiyi kapsayan devasa klinik araştırmalar, çok sevdiğimiz bu sıcak içeceğin aslında yemek borusu kanserine giden kapıyı nasıl araladığını net verilerle gözler önüne seriyor. İşte çay tiryakilerini üzecek olan o çarpıcı araştırma sonuçları ve detaylar.

Çay değil zehir içiyormuşuz: Kanser riskini yüzde 90 arttıran hata ortaya çıktı
REKLAM ALANI
07.08.2026 15:24
1
A+
A-

Türkiye, kişi başına düşen çay tüketiminde dünya zirvesinde yer alırken, geleneksel demleme ve tüketim alışkanlıklarımız sağlığımız için büyük bir tehdit oluşturuyor. Sabahın ilk saatlerinden gece yarısına kadar elimizden düşürmediğimiz çayın demlenme şekli ve içilme sıcaklığı, hücre yapısını bozarak doğrudan kanserojen etki yaratabiliyor. Tıp dünyasının saygın hakemli dergilerinde yayımlanan ve 100 bini aşkın kişiyi kapsayan güncel araştırmalar, “fokur fokur kaynayan” çayın yemek borusu kanserine giden süreci nasıl tetiklediğini çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nden 65 derece uyarısı

Sıcak içeceklerin kanserle olan ilişkisi, Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın 2016 yılında yayımladığı monografi ile resmiyet kazandı. Ajansın çok sayıda vaka kontrolü ve klinik deneye dayanarak hazırladığı raporda, 65 santigrat derece ve üzerindeki sıcaklıklarda tüketilen tüm içecekler “muhtemelen kanserojen” olarak adlandırılan Grup 2A listesine alındı.

Rapora yansıyan uzman görüşleri, içeceklerin içeriğindeki maddelerden bağımsız olarak, sadece yüksek sıcaklığın bile yemek borusu dokusunda kronik termal hasara neden olduğu ve bu yanıkların hücre yapısını bozarak kanserli tümörlere zemin hazırladığını vurguluyor.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

456 bin kişilik Çin araştırması tehlikeyi doğruladı

Sıcak çay tüketiminin yarattığı tahribatın boyutu, Annals of Internal Medicine dergisinde 2018 yılında yayımlanan China Kadoorie Biobank çalışmasıyla daha da netleşti. Çin’de 30 ile 79 yaş arası 456.155 kişinin incelendiği bu devasa prospektif araştırmada, çay içme sıcaklığının diğer risk faktörleriyle birleştiğinde ölümcül sonuçlar doğurduğu tespit edildi.

Araştırma metninden alınan bulgulara göre, çok sıcak veya kaynar çay tüketimi; düzenli alkol veya tütün kullanımı ile birleştiğinde yemek borusu kanseri riski tam 5 kat artış gösteriyor. Araştırmacılar, kaynar çayın yemek borusunun iç astarına zarar vererek koruyucu bariyeri yok ettiğini, böylece dışarıdan alınan diğer toksinlerin dokuya çok daha agresif bir şekilde nüfuz ederek hücre yenilenme döngüsünü bozduğunu belirtiyor.

60 derecenin üzeri yüzde 90 daha riskli

Konuyla ilgili en çarpıcı istatistiklerden biri ise Amerikan Kanser Derneği öncülüğünde 10 yıl boyunca yürütülen ve International Journal of Cancer dergisinin 2019 yılı sayısında yayımlanan The Golestan Cohort Study adlı araştırmadan geldi. 50.000’den fazla katılımcının takip edildiği bu çalışmada, günlük tüketim miktarı ile sıcaklık arasındaki tehlikeli bağ gözler önüne serildi.

Araştırmanın sonuç bölümünde, çayını 60 santigrat derecenin üzerinde bir sıcaklıkta ve günde 700 mililitreden fazla içen kişilerin, çayını ılıtarak tüketenlere kıyasla yemek borusu kanserine yakalanma riskinin %90 oranında arttığı açıkça ifade ediliyor.

Tüm bu bilimsel veriler, çayı demledikten hemen sonra kaynar halde içmek yerine bardağa döküldükten sonra en az 5 dakika ılımasını beklemenin, kanser riskini ortadan kaldırmak için atılacak en hayati adım olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, çaydan keyif alırken sağlığımızdan olmamak için damak yakan sıcaklıklardan kesinlikle uzak durulması gerektiğinin altını çiziyor.

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.