Anne sütü hem bebek hem de anne sağlığı için eşsiz faydalar sunan bir kalkan. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mahmoud Salim, emzirmenin bebeğin bağışıklığını güçlendirdiğini, annenin ise bazı kanser türleri ile diyabet ve kalp-damar hastalıklarına karşı korunmasına katkı sağladığını ifade ederek, “Anne sütü yalnızca bir besin değil, bebeğin yaşam boyu sağlığını destekleyen en değerli yatırımlardan biridir” dedi.
1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulunan Medicana Çamlıca Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mahmoud Salim, anne sütünün yalnızca bebeğin sağlıklı büyümesini destekleyen doğal bir besin olmadığını, aynı zamanda anne sağlığı üzerinde de önemli koruyucu etkiler sağladığını söyledi. Anne sütünün ilk altı ay boyunca tek başına yeterli olduğunu belirten Salim, emzirme konusunda doğru bilinen yanlışlara ilişkin önemli uyarılarda bulundu.
Anne sütünün bebeğin ilk altı ay boyunca ihtiyaç duyduğu tüm besin öğelerini karşıladığını vurgulayan Salim, “Anne sütü, yaşamın ilk altı ayında bebeğin ihtiyaç duyduğu enerji, protein, yağ, vitamin ve mineralleri uygun miktarda içeren doğal ve eşsiz bir besindir. Bunun yanı sıra bağışıklık sistemini destekleyen antikorlar, canlı hücreler, enzimler ve büyüme faktörleri içerir. Bu özellikleri sayesinde ishal, solunum yolu enfeksiyonları ve orta kulak enfeksiyonu gibi hastalıkların görülme sıklığının azalmasına katkı sağlarken, bağırsak gelişimini, sağlıklı büyüme ve nörogelişimi de destekler” dedi. Halk arasında “ağız sütü” olarak bilinen kolostrumun bebeğin ilk aşısı niteliğinde olduğuna dikkat çeken Salim, “Yoğun miktarda bağışıklık bileşenleri içerir, bebeğin bağırsaklarının olgunlaşmasına katkı sağlar ve ilk dışkının atılmasını kolaylaştırır. Sarı sütün atılması gerektiği yönündeki inanışın bilimsel bir dayanağı bulunmamaktadır. Aksine, doğumdan sonraki ilk saat içinde emzirmeye başlanması hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.
Anne sütünü artırdığı düşünülen şerbetler, tatlılar ve bitkisel ürünlerle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Salim, şunları söyledi: “Anne sütünü artırdığı düşünülen şerbetler, yüksek kalorili tatlılar veya bitkisel ürünlerin etkisini destekleyen kanıtlar sınırlıdır. Süt üretimini destekleyen en etkili yaklaşım bebeğin sık ve doğru teknikle emzirilmesi, annenin yeterli sıvı tüketmesi, dengeli beslenmesi, dinlenmesi ve stresin azaltılmasıdır.”
Emzirmenin anne sağlığı açısından da önemli kazanımlar sağladığını ifade eden Salim, “Emzirme, doğum sonrası rahmin daha hızlı toparlanmasına ve kanamanın azalmasına katkı sağlayabilir. Aynı zamanda annenin gebelik öncesi kilosuna dönüş sürecini destekleyebilir. Uzun süreli emzirmenin meme ve over kanseri riskinin azalmasıyla ilişkili olduğunu, ayrıca tip 2 diyabet ve bazı kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etkiler sağlayabildiğini gösteren bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. Anne sütü yalnızca bir besin değil, bebeğin yaşam boyu sağlığını destekleyen en değerli yatırımlardan biridir” diye konuştu.
Annelerin en sık yaptığı emzirme hatalarına değinen Salim, “En sık karşılaştığımız hatalar arasında emzirmeye geç başlanması, bebeğin memeye doğru pozisyonda yerleştirilmemesi, emzirme süresinin saatle sınırlandırılması ve yalnızca bebek ağladığında emzirilmesi yer alıyor. Bebeğin etkili emmesini sağlayacak doğru emzirme tekniğinin uygulanması ve bebeğin ihtiyaç duydukça emzirilmesi, süt üretiminin sürdürülebilmesi açısından önemlidir” şeklinde konuştu. “Sütüm yetmiyor” kaygısının her zaman gerçek olmadığını vurgulayan Salim, “Bebeğin düzenli kilo alması, günde en az 5-6 kez idrar yapması, emzirme sonrasında rahatlaması olumlu göstergeleridir. Memelerin eskisi kadar dolgun hissedilmemesi veya bebeğin sık emmek istemesi tek başına süt yetersizliği anlamına gelmez” dedi.