Kastamonu Üniversitesi’nde 4 yıldır yürütülen bilimsel çalışmalar neticesinde bakım, besleme, sağlık kontrolleri ve aşılama çalışmaları sayesinde koyunların kızgınlık oranı yüzde 80’e, gebelik oranı da yüzde 70’in üzerine çıkartıldı.
Kastamonu Üniversitesi İhsangazi Meslek Yüksekokulu Veterinerlik Bölümünün Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kapsamında 2021 yılında kurduğu “Koyun Yetiştiriciliği ve Uygulama Ünitesi” bölgedeki hayvancılık faaliyetlerinin gelişimine önemli katkılar sunuyor. Ünitede 4 yıldır devam eden bakım, besleme, sağlık kontrolleri ve aşılama çalışmaları sayesinde koyunların kızgınlık oranı yüzde 80’e, gebelik oranı da yüzde 70’in üzerine çıkarıldı.

Ünitede geçen yılki senkronizasyon uygulamasıyla 13 koyun toplam 24 yavru doğurdu. Yaklaşık bir yıldır Kastamonu’da hizmet veren bir çiftliğe verilen danışmanlık hizmetleri çerçevesinde işletmede etçil olarak alınan Alman Karabaş ırkı koyunlardan üçüz ve dördüz kuzular alındı. Yapılan bilimsel çalışmalar ve danışmanlık hizmetleri sayesinde işletmedeki 55 koyunun 100’ün üzerinde sağlıklı kuzu doğurması sağlandı.

ÜÇÜZ VE DÖRDÜZ YAVRULAR DOĞDU
Çalışmalarla ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İhsangazi MYO Veterinerlik Bölümü Öğretim Görevlisi Veteriner Hekim Abdullah Şimşek, “Üniversite-sanayi işbirliğine destek amacıyla 1 yıldır çalışmasını sürdürdüğümüz çiftliğimizdeyiz. Çiftliğimiz, Karadeniz Bölgesi’nin belki de tek diyebileceğimiz en modern, en teknolojik tesislerinden bir tanesi. Bu tesisimizde bilimsel bilgiyi güncel teknolojiyle harmanlayıp en üstün ırkı yetiştirmek için çalışıyoruz. Üniversitelerin misyonlarından bir tanesi de her zaman eğitim-öğretim faaliyetleridir. Fakat üniversitenin topluma katkı faaliyetleri; üniversite-sanayi işbirliği faaliyetlerinden bir tanesi de biz burada hayvancılık sektöründe icra etmeye çalışıyoruz. Yaklaşık 1 yıldır buranın üniversite olarak danışmanlık hizmetini veriyoruz. Çiftliğimizde Alman Karabaş (Schwarzkopf) dediğimiz etçi bir ırkımız yetiştiriliyor. Saf kan, damızlık hayvan yetiştirmek için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Yaklaşık 1 yıldır sürdürdüğümüz senkronizasyon besleme çalışmalarının neticesinde bugün üçüz ve dördüz yavrular alabilmeyi başarmış durumdayız” dedi.

’55 HAYVANDAN 100 KUZU ALDIK’
İhsangazi Meslek Yüksekokulu’nda yaptıkları bilimsel çalışmaları çiftlikte de uyguladıklarını söyleyen Şimşek, etçi koyunların üçüz ve dördüz yavru doğurmasının normal şartlarda çok mümkün olmadığını belirterek, “Geliştirdiğimiz çalışmalarla öncelikle il, sonrasında da ülke hayvancılığına hizmet etmek için sürekli kendimizi yenilemeye ve geliştirmeye çalışıyoruz. Okulumuzda yaptığımız senkronizasyon çalışmasında 13 koyunumuzdan 26 kuzu alabilmiştik. Burada yaklaşık olarak 55 hayvanımızdan bugün itibarıyla 100’den fazla kuzu aldık. Bunlar sağlıklı, yaşayabilir hayvanlarımız. Normal şartlarda etçil koyunlarımızdan üçüz ve dördüz almak pek mümkün değildir” diye konuştu.

Yaptıkları senkronizasyon çalışmalarıyla kendilerini de geliştirdiklerini söyleyen Şimşek, “Hedefimiz bunu daha da ileriye taşımak, kuzu canlı doğumunu, canlı ağırlık artışını sağlayabilmek. İkizlik, üçüzlük oranında da etçil ırk olmasına rağmen bunu stabil hale getirmeye çalışacağız. Normal şartlarda etçil ırk hayvanlarımızda ikizlik, üçüzlük, dördüzlük çok istenmez ve çok da görülebilen bir durum değildir ama koyunlarımız etçi ırk olmasına rağmen biz, bugün itibarıyla üçüz ve dördüz yavrularımızı sağlıklı bir şekilde dünyaya getirebilirdik. Çiftliğimizi hastalıklardan ari, damızlık bir işletme yapıp, öncelikle bölge, sonra da ülke hayvancılığına katkı sunmaya çalışacağız. Çalışmalarımız bu şekilde devam edecek” şeklinde konuştu.

İşletmede bulunan hayvanların farklı fizyolojik özelliklerine göre hazırladıkları rasyonları (kaba ve konsantre yem, mineral-vitamin dengesi) yem karma makinelerinde ölçüsüne göre hazırlanıp bantlara verdiklerini anlatan Şimşek, “Bantlardan geri dönen ve hayvanlar tarafından tüketilmeyen yemlerimiz de imha edilerek, tekrar tüketime sunulmamaktadır. Her hayvanın fizyolojik olarak farklı ihtiyaçlarını bildiğimiz için ona göre bilimsel temelli bir rasyon hazırlıyoruz ve yaptığımız beslemeyle de aldığımız sonuçlar örtüştüğü için biz bu durumdan gayet mutluyuz” ifadelerini kullandı.

Danışmanlık hizmetinden faydalanan Baran Ataç ise, “Çiftliği kurarken Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sunmuş olduğu bize kırsal kalkınma hibesinden faydalandık. Karadeniz’in tahmin ediyorum ki en teknolojik, en büyük koyun çiftliklerinden birini inşa ettik. Çiftliğimizde plastik ızgaramız, otomatik yemlememiz, yem karmalarımız son teknoloji olup, Alman Karabaş damızlık besiciliği yapıyoruz. Bu işe başlarken ne kadar bilgimizin olduğunu test etmek için Kastamonu Üniversitesi’ne danıştık. Sayın Abdullah Şimşek hocamdan da danışmanlık hizmeti alarak bilimsel, uygun yemleme, rasyon konularında bilgi aldık. İşletmemizi her geçen gün büyütmeye ve koyunlarımızdan da sağlıklı kuzular almaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
