enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
50,1577
EURO
56,0916
ALTIN
6.555,77
BIST
11.344,41
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
12°C
Pazar Az Bulutlu
11°C
Pazartesi Çok Bulutlu
14°C
Salı Çok Bulutlu
13°C

500 yıl önce yaptılar hâlâ dimdik ayakta: Çölün ‘gökdelen’ şehri

Yemen’in çöl ortasındaki Şibam şehri, beton ve çelik kullanılmadan inşa edilen 7 katlı kule evleriyle görenleri şaşkına çeviriyor. Yaklaşık 500 yıllık kerpiç yapılarıyla “Çölün Manhattanı” olarak anılan tarihi kent, yüzyıllardır zamana meydan okuyor.

500 yıl önce yaptılar hâlâ dimdik ayakta: Çölün ‘gökdelen’ şehri
REKLAM ALANI
18.08.2026 12:48
8
A+
A-

Yemen’in Hadramut Vadisi’nde yer alan Şibam, yüzlerce yıllık mimarisiyle modern şehirleri aratmayan bir görüntü sunuyor. Çölün ortasında yükselen çok katlı kerpiç yapılar, gelişmiş teknolojiler kullanılmadan yalnızca toprak, saman ve suyla inşa edildi.

Uzak mesafeden bakıldığında gökdelenlerle çevrili bir metropolü andıran Şibam, dünyanın en eski dikey yerleşimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kentteki yüzlerce kule evin önemli bölümü yaklaşık 500 yıl önce inşa edildi.

Şehrin göğe yükselmesinin nedeni

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Şibam’ın sıra dışı mimarisinin arkasında zorunluluk yatıyor. 1500’lü yıllarda büyük bir sel felaketinin ardından kent, surlarla çevrili ve oldukça sınırlı bir alanda yeniden kuruldu.

Yatay şekilde büyüme imkanı bulunmayan kent sakinleri, hem alan sorununu aşmak hem de güvenliği sağlamak için yapılarını yukarı doğru geliştirdi. İngiliz kaşif Freya Stark da 1930’lu yıllarda gördüğü Şibam’ı bu nedenle “Çölün Manhattanı” olarak tanımladı.

Beton ve çelik yerine toprak ve saman

Şibam’ın kulelerini bugünkü gökdelenlerden ayıran en önemli özellik ise kullanılan malzemeler. Yapıların temelinde toprak, saman ve su bulunuyor.

Bölgeden çıkarılan toprak, saman ve suyla karıştırıldıktan sonra güneşte kurutularak kerpiç tuğlalara dönüştürüldü. Ahşap kirişlerle güçlendirilen yapılarda alt katlar, taşıdıkları yük nedeniyle daha kalın duvarlara sahip olacak şekilde tasarlandı. Yukarı çıkıldıkça duvarların kalınlığı azaltıldı.

Zemin katlardaki penceresiz bölümler genellikle depo ve hayvan barınağı olarak kullanılırken, üst katlar yaşam alanlarına ve misafirlerin ağırlandığı bölümlere ayrıldı.

Çöl sıcağına karşı doğal mimari

Kentin dar sokakları ve birbirine yakın kuleleri yalnızca yer tasarrufu sağlamıyor. Yapılar arasında oluşan gölgeler, çölün kavurucu sıcaklığına karşı doğal bir serinlik oluşturuyor.

Ancak kerpiç mimarinin önemli bir dezavantajı da var: Sürekli bakım gerekiyor. Yağmur ve rüzgarın yapıların dış yüzeyini aşındırmasını önlemek amacıyla kuleler düzenli olarak yeni çamur tabakalarıyla kaplanıyor.

500 yıllık şehir zamana direniyor

Yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahip Şibam, sel felaketleri ve bölgedeki çatışmalara rağmen varlığını sürdürüyor. Kent, 1982’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi.

Çelik iskeletlerin ve betonarme yapıların olmadığı Şibam, yüzyıllar önce insanların doğal malzemelerle nasıl yüksek ve dayanıklı yapılar oluşturabildiğini gösteren en dikkat çekici örneklerden biri olarak varlığını koruyor.

REKLAM ALANI
ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.