Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus’a bağlı Kusra beldesinde yaşanan olaylar, işgalci İsrail ordusu ile istilacı Yahudiler arasındaki ilişkinin net fotoğrafını çekti. İsrail ordusu kontrolünde hareket eden istilacılar, Batı Şeria’daki ilhak sürecinin maşası olarak kullanılıyor. Aşırı sağcı İsrail hükümeti, Kusra olaylarına gelen tepkileri göstermelik kararlarla savuşturuyor.
İşgalci İsrail ordusunun kontrolünde hareket eden istilacı Yahudi teröristler, Nablus’un Kusra beldesinde üç Filistinli ailenin evlerini kuşatarak hem iç hem dış kamuoyunda tepkileri artırdı. İstilacıların Filistinlilere ait köylerde küçük birimler kurması, ardından Filistinlilere ait mülkiyetlere el konulmasıyla ilhak sürecinin maşası olarak kullanıldığı görülüyor. Filistin Dışişleri Bakanlığı, dün yayınladığı açıklamada, bu duruma dikkat çekerek İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak projesini ve zorla yerinden etme politikalarını hayata geçirmek için istilacı Yahudileri “araç” olarak kullandığını vurguladı. Artan tepkiler sonrası önceki gün Kusra beldesindeki istilacıları tahliye eden İsrail hükümeti, dün de istilacılara ilişkin konulardaki tüm güvenlik yetkilerini polise devrettiğini açıkladı.
Filistin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İsrail’in istilacı “terörünü” tırmandırdığı, onları yıkım, kuşatma, zorla yerinden etme ve ilhak koşullarını dayatmak için kullandığı, saldırıların İsrail kurumlarının koruması altında gerçekleştiği ve kapsamlı bir cezasızlık sistemi oluşturulduğu vurgulandı. Uluslararası topluma ve İsrail’in müttefiki ABD yönetimine, Batı Şeria’nın ilhakını hedefleyen uygulamaları ve yerleşimci saldırılarını durdurma ve sorumlulara yaptırım uygulama çağrısı yapılan açıklamada, Filistinlileri korumak ve zorla yerinden etme suçunu sona erdirmek için acil ve somut bir müdahalede bulunulması talep edildi.
Kusra’da yaşanan olaylara yönelik tepkiler artarken, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’tan göstermelik bir karar geldi. Katz, orduya Batı Şeria’daki istilacı Yahudilerle ilgili tüm uygulama yetkilerini polise devretme emrini verdiğini bildirdi. Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve istihbarat yetkilileriyle görüşen Katz, bölgedeki Yahudilerin nüfus artışına dikkat çekerek, “Ordunun rolünün Filistinlilere karşı olduğunu, ‘sivil’ konularda kanun ve düzenin tamamen polise devredileceğini” belirterek “İsrail ordusunun görevi tepelerdeki çocukları kovalamak değildir” ifadesini kullandı. İsrail Yayın Kurulu’nda (KAN) yer alan bir değerlendirmede ise bu yetki devrinin tamam göstermelik olduğu ve yasalar gereği Batı Şeria’da kontrolün orduda olduğuna dikkat çekildi. İstilacıların hareketliliği konusunda ordunun zaten polisten yardım aldığına işaret edilen haberde, durumun değişmesi için yasal düzenlemenin şart olduğunun altı çizildi.
İsrail’de genel seçimlerin 27 Ekim’de yapılması bekleniyor. Seçim öncesi İsrail Parlamentosu (Knesset) tatilde. Bu sebeple herhangi bir yasa değişikliği mümkün gözükmüyor. İsrail basını Katz tarafından verilen talimatın hayata geçmesi halinde bunun yeni bir ilhak adımı olacağını değerlendirmesini yapıyor. Katz’ın talimatının Kusra beldesindeki yerleşimci saldırıları gündemdeyken yapılması da dikkat çekiyor.