İsrail’in İ24News kanalı, Kudüs’te sosyal, kültürel ve eğitim faaliyetleri yürüten TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü gibi Türkiye bağlantılı kuruluşları hedef alan bir habere imza attı. Türk kurumlarının spor, restorasyon ve insani yardım çalışmalarını tehdit gibi gösteren kanal, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan hayratları da Türkiye’nin Kudüs’teki nüfuzunun bir parçası olarak sundu.
İsrail’in i24News kanalı, hazırladığı videolu haberde Kudüs’te insani yardım ve hizmet faaliyetleri yürüten Türk kurum ve derneklerinin çalışmalarını tek tek mercek altına aldı. TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü başta olmak üzere çok sayıda Türk kuruluşunu faaliyet gösterdikleri binaların görüntülerini yayınlayarak hedef gösterdi. Türk derneklerinin Kudüs’teki faaliyetlerini Yeni Osmanlı’nın doğuşu olarak nitelendiren kanal, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan hayratları dahi yakın takibe aldı. Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Haseki Hürrem Sultan’ın 1552 yılında kurduğu Haseki Sultan İmareti’nin varlığı, haberde Türkiye’nin Kudüs’teki nüfuzunun bir parçası olarak sunuldu.
İ24News’in yayınladığı haberde, Kudüs’te çocuklar ve gençlere yönelik sosyal, kültürel ve eğitim faaliyetleri tek tek gösteriliyor. Gençleri sportif faaliyetlerde destekleyen Burc el-Laklak (Leylek) Kulübü başta olmak üzere Türk derneklerinin isimlerini tek tek sıralayan kanal, kulübün Türkiye bağlantılı kuruluşlar tarafından finanse edildiğini belirtiyor. Derneğin faaliyetlerini yerinde inceleyen kanal, burada çocuklara çeşitli kurslar, spor kıyafetleri, okul çantaları ve eğitim materyalleri sağlandığını aktarıyor. Türkçe öğrenmeleri amacıyla öğrencilere laptop dağıtılması da haberde özellikle vurgulanıyor. Şebab el Aksa (Aksa Gençliği) derneğinin de faaliyetleri zikredilerek Türkiye’den destek alarak organizasyonlar düzenledikleri belirtiliyor. Bunun yanı sıra Yunus Emre Enstitüsü ve TİKA gibi resmi kurumların restorasyon çalışmaları ve Kudüslü yaptığı maddi yardımlar sanki suçmuş gibi gösteriliyor.
Haberde, 1552 yılında Haseki Hürrem Sultan tarafından Kudüs’te yaptırılan Haseki Sultan İmareti’nin de bir Türk projesi olduğu öne sürüldü. Haseki Sultan tarafından yoksullara yardım amacıyla kurulan imaret ziyaret edilerek buradaki faaliyetler ve dağıtılan yardımlar sorgulandı. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan tarihi bir hayır kurumu olan imaret, haberde Türkiye’nin Kudüs’teki nüfuzunun bir parçası olarak sunuldu. Haberde Türkiye’nin tarihi miras ve insani yardım faaliyetleri üzerinden Eski Kudüs’te etkisini genişlettiğini ve bu durum açık bir tehdit olarak aktarıldı. Kanal, Türkiye’nin Kudüs’teki faaliyetlerini ise Yeni Osmanlı’nın kuruluşu olarak değerlendirdi. Ankara’nın geçmişteki Osmanlı etkisini yeniden tesis etmeye ve bölgedeki nüfuzunu artırmaya çalıştığını vurguladı.
İ24 News’in hazırladığı haberde dikkat çeken bir diğer Türk kuruluşu da Kudüs Dostları Derneği oldu. Yeni Şafak’a yaptığı açıklamada, Kudüs’te herhangi bir insani yardım dağıtımına müsaade edilmediğini belirten Kudüs Dostları Derneği Başkan Vekili Mikail Karahan, “Her Filistinliyi potansiyel terörist olarak görüyorlar. Orada herhangi biriyle selamlaşsanız, bir paket yardım verseniz dahi bunu ‘teröre destek’ olarak nitelendiriyorlar. Faaliyet gösteren kurumları, tabiri caizse, temizlemek istiyorlar. Çünkü insanlar şu anda Kudüs’le ilgili çalışma yapmaktan çekiniyor. Ancak biz yılmayacağız ve gücümüz nispetinde yardımlarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
