enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
50,1498
EURO
55,9219
ALTIN
6.556,39
BIST
11.482,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
11°C
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Hafif Yağmurlu
12°C
Çarşamba Az Bulutlu
16°C
Perşembe Çok Bulutlu
18°C

Sosyal medya ve yapay zeka kaygıyı neden artırıyor? Uzman isim uyardı

Kaygı, insanı tehlikelere karşı koruyan doğal bir mekanizma olsa da günümüzde kontrolsüz bilgi akışı bu sistemi tersine çevirebiliyor.

Sosyal medya ve yapay zeka kaygıyı neden artırıyor? Uzman isim uyardı
REKLAM ALANI
05.01.2026 01:00
7
A+
A-

Medipol Sağlık Grubu’ndan Klinik Psikolog Elif Pehlivan, özellikle sanal medya ve yapay zeka tabanlı uygulamaların kaygıyı beslediğini belirterek, yanlış ve aşırı bilginin belirsizlik hissini artırdığını söyledi.

İnternette yapılan birkaç arama, çoğu zaman rahatlatmak yerine kaygıyı daha da büyütebiliyor. Sanal medyada ve yapay zeka uygulamalarında karşılaşılan sayısız ihtimal, özellikle kaygıya yatkın bireylerde zihni bir çıkmaza sürüklüyor. Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi’nden Klinik Psikolog Elif Pehlivan, dijital çağda artan kaygının nedenlerine dikkat çekti.

‘KAYGI BİR ALARM SİSTEMİDİR’

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Kaygının temel işlevinin kişiyi korumak olduğunu belirten Klinik Psikolog Elif Pehlivan, “Kaygı, belirsizliğe ve olası tehlikelere karşı bizi uyanık tutan bir alarm sistemidir. Ancak zaman zaman gerçek tehlike ile ihtimali ayırt etmekte zorlanır ve ihtimalleri de gerçekmiş gibi algılayabilir. Özellikle kaygıya yatkın bireylerin ve hastalık kaygısı yaşayan kişilerin internette yaptıkları araştırmaların durumu daha da zorlaştırıyor. Kişi bedeninde hissettiği en ufak bir belirtide ya da aklına düşen bir şüphede sosyal medyaya veya yapay zekaya yöneldiğinde karşısına sayısız olasılık çıkıyor. Zaten alarmda olan zihin, bu ihtimallerin hepsini gerçek tehlike gibi algılayabiliyor” diye konuştu.

‘BELİRSİZLİK AZALMIYOR, DAHA DA ARTIYOR’

Bilgi arayışının her zaman rahatlatıcı olmadığını vurgulayan Pehlivan, “Düz mantıkla araştırmak belirsizliği azaltıyor gibi düşünülür. Ancak kaygı söz konusu olduğunda, karşılaşılan çok sayıda ihtimal belirsizliği artırıyor ve alarm sistemini daha da tetikliyor. Yoğun kaygı yaşayan kişilerde düşünme biçimide değişiyor. Bu noktada yalnızca bilgi akışını kısıtlamak yeterli olmaz. Kişinin düşünce ve davranış biçiminin yeniden ele alınması gerekir. Psikoterapi bu sürecin en önemli basamaklarından biridir” dedi.

‘ÖNCE TIBBİ DEĞERLENDİRME, SONRA PSİKOTERAPİ’

Kaygı yaşayan kişilerin çoğu zaman ciddi fiziksel hastalıkları olduğuna inandığını belirten Elif Pehlivan, “Bu durum genellikle psikolojik bir döngüdür. Ancak fiziksel bir rahatsızlığı göz ardı etmemek için kişilerin önce uzman hekimlere başvurması gerekir. Yapılan tetkikler temiz çıktığında, hekimin verdiği bilgilere güvenerek psikoterapi sürecine devam etmek en sağlıklı yaklaşımdır” dedi.

REKLAM ALANI
ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.